Google

Kaya'yı ilk zamanlarda çok kıskandım...

9/6/2009 · Kategori: MAGAZIN

                                  
HÜLYA Avşar, kendisini Feraye Tanyolaç’la aldattığı için 2005’te tek celsede boşandığı Kaya Çilingiroğlu’nu ilk zamanlarda çok kıskandığını itiraf etti

Önceki gün, Filiz Akın’ın pazar günleri Habertürk’te yayınlanan programı için yapılan çekimlere katılan Avşar, evliliği boyunca dört dörtlük bir kadın olamadığını belirtti ve şöyle konuştu: “Kaya Çilingiroğlu ve Feraye Tanyolaç’ı ilk zamanlar çok kıskandım. Sakinleşip düşündüğüm zaman o tarafa suç bulmadım. Sonuçta her şey kadında bitiyor. Çünkü kadın, erkeği yine başka bir kadına itiyor.”
Kardeşi Helin Avşar’ın internet sitesinde, Sadettin Saran’la ayrıldıklarını belirttiği açıklamasını geri almasıyla gündeme gelen Avşar, “15 dakikalık bir ayrılık oldu. Benim şımarıklığımdan ve hava atmamdan kaynaklandı. Sadettin Bey, çok kızdı” diye konuştu.


Feraye Tanyolaç
ve Kaya Çilingiroğlu

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Ceviz her derde deva...

9/6/2009 · Kategori: SAGLIK VE BESLENME


Sofralarımızda sıkça yer verdiğimiz, tatlılarımızın vazgeçilmez malzemesi ceviz, kabuğuyla, içiyle, hatta perde tabir edilen iç bölümünde yer alan odunsu zarlarıyla pek çok hastalığın tedavisine destek oluyor.

Sağlıklı Beslenme Uzmanı Dr. Dilek Polat, cevizin cilt rahatsızlıklarından saç dökülmesine, tiroit hastalıklarından ağız kokusuna kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılabileceğini belirtti.

Dr. Polat, kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyan doymamış yağ asitlerini yüksek düzeyde içeren cevizin, kolesterol birikimini ve damar sertliğini önleyici etkisinin halk arasında artık daha iyi bilindiğini, bu nedenle damak zevkinin yanı sıra, birçok insanın sağlık nedenleriyle ceviz tüketmeye başladığını söyledi.

"Doğanın mucizelerinden" cevizin farklı kullanımının ise iyi bilinmediğini ifade eden Polat, yaş ve kuru ceviz kabuklarının basit işlemlerle çok etkili sonuçlar vereceğini kaydetti.

-GÜÇLÜ VE CANLI SAÇLAR-

Dr. Polat, saç dökülmesine ve saçlarının yeterince canlı olmadığını düşünenlere cevizin kuru ve yaş kabuğunu öneriyor.

Polat, 20 tane cevizin sert kabuğunu 1 litre suda 10-15 dakika kaynatarak elde edilen suyun saç durulamasında kullanılması durumunda, saçların dökülmesinin son bulacağını belirtiyor.

Taze cevizin yeşil kabuğunun az suyla kaynatılması sonucu macun elde edileceğini anlatan Polat, bu macunun da saç maskesi olarak kullanılabileceğini kaydediyor.

-DİNLENME, TİROİD, AĞIZ KOKUSU-

Sağlıklı yaşamak ve beslenmek isteyenlerin mutfaklarından cevizi eksik etmemeleri gerektiğini ifade eden Dr. Polat, şu bilgileri verdi:

"8 tane cevizi bir bardak suda 2 gün bekletin. Günde iki ceviz olmak üzere tüketin ve cevizleri içinde beklettiğiniz suyu da için, 4 günlük kür
 sonunda ne kadar dinlenmiş hissettiğinize şaşıracaksınız. Cevizin arasında bulunan perdeleri atmıyoruz. 25-30 kadar ceviz perdesini bir litre suda güneş görmeyen bir yerde bir hafta bekletiyoruz. Sabahları aç karnına her gün bir bardak tüketiyoruz, tiroid hastalarına çok yardımcı olacaktır.

Ceviz yaprağını suda kaynatıp biraz zeytinyağı ekleyin. bu karışımla düzenli gargara yapıldığında ağız kokusu sorunu da ortadan kalkacaktır."

Günde birkaç ceviz tüketmenin sindirim sistemi hastalıkları, öksürük, göğüs ağrıları gibi birçok şikayeti azaltığına işaret eden Dr. Polat, pürüzsüz bir cilt isteyenlerin de yine ceviz kabuğu suyundan yararlanabileceklerini kaydetti.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Gelin de şu soruyu çözün bakalım!

9/6/2009 · Kategori: GUNDEM

Can Dündarın Milliyetde yazdığı yazı.Türkçem fena değildir. Bulmaca tecrübem de... Üniversiteye girişte dershaneye gitmiş, test çözme alışkanlığı da edinmiştim.
Buna rağmen aşağıdaki soruyu çözmekte hayli zorlandım.
Soru, cumartesi günkü 8. Sınıf Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS) soruldu.
Kendinize güveniyorsanız, bir de siz deneyin. Bakalım bir seferde (bırakın cevabın ne olduğunu) neyin sorulduğunu anlayabilecek misiniz?
* * *
“Aşağıda bazı kelimelerin anlamları ve bu kelimelerin bu anlamda kullanıldıkları cümleler verilmiştir. Bu kelimeleri cümlelerin içinden bularak bulmacanın satırlarına yazınız.



ANLAMLAR:
Soldan Sağa
1. Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma.
2. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi.
3. Önemli, yararlı, değerli şey.
CÜMLELER:
 Devlet; tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlar.
 Hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir.
 Bu yazıda çoğu türküde rastladığımız basmakalıp sözler vardır.
Buna göre bulmacanın 3. sütununda yer alan harfler aşağıdakilerden hangisidir?
A) Z-R-L    B) B-S-V    C) U-Z-R   D) L-K-B
* * *
Nasıl? İçinden çıkabildiniz mi?
Ben ancak 3-5 kere okuduktan sonra “işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma”nın, 2. cümledeki “OYUN” olduğunu anladım.
Bulmacanın 3. sütununa (dikey sütun mu yatay sütun mu, o da belli değil ya) “U” denk geldiği için “C” şıkkını işaretledim.
Bu kadar kazık bir soruyla baş edebilen tüm öğrenci arkadaşlarımın alnından öpmek istedim.
Ergenliğimin dershane zulmünü çocuğumuz yaşamadığı, bu saçma yarışa girmeyi baştan reddettiği için de gururlandım.
* * *
Malum, bu hafta sınav haftası...
3 milyon öğrenci için dönüm noktası...
“Seviye Belirleme Sınavı”, geçen yılki gibi 100’e yakın sınav birincisi çıkarmasın, daha çok aday elenebilsin diye sorular güçleştirilmiş.
Hayatının sınavına yüreği ağzında giren, ergenlik çağındaki çocukların sanki iyice acı çekmeleri hedeflenmiş.
Sınav sonrası röportajlardan, bu amaca ulaşıldığı anlaşılıyor.
8 öğrenciden ancak 1’inin iyi bir liseye yerleştirilebileceği bu sınavın artık dershanelere ihtiyaç bırakmayacak bir yönelişin ürünü olduğu söyleniyordu. Oysa ilköğretim son sınıfların kapısından içeri göz atan herkes, sınıfların haftalardır bomboş olduğunu, eş dost doktorların nicedir dershaneye giden çocuklara rapor uydurmakla uğraştığını biliyor.
Daha önemlisi, Milli Eğitim Bakanı da bunu biliyor.
Ancak bunca yıldır siyaset kurumu, bu çocukları dershanelerden kurtaracak, onlara çocukluklarını bağışlayacak bir çözüm üretemiyor.
“Liseye, üniversiteye girişte dershanelerin verdiği eğitim geçerli olacaksa, devletin ilkokuluna, lisesine ne gerek var?” sorusuna cevap veremiyor.
Fiilen paralı eğitim anlamı taşıyan ve yoksul çocuklarını eğitim hakkından uzaklaştıran bu haksızlığa çare bulamıyor.
Hafta sonu öğrenciler sınavları protesto için yürüdüler. “Sınava inat, yaşasın hayat” sloganı attılar.
Çocukları dershanelerden kurtarıp “hayat”a kazandıracak çözüm, en başta okulda verilen eğitimle öğrenci seçme sınavının uyumlu olmasından geçiyor.
Bunu sağlamak o kadar mı zor?

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Münevver önceden planlanarakmı öldürüldü?

9/6/2009 · Kategori: YASAM

Münevver'i arka kapıdan gizlice ölüme götürmüş



MÜNEVVER Karabulut cinayetindeki son gelişme kafaları daha da karıştırdı. Genç kızın, katil zanlısı sevgilisi Cem G. tarafından Bahçeşehir'deki villaya ön kapıda bulunan kameralara yakalanmamak için arka kapıdan alındığı ortaya çıktı.



Soruşturmayı yürüten savcı ve
Cinayet Masası dedektifleri, Münevver Karabulut'un katil zanlısı olarak 98 gündür aranan Cem G.'nin Bahçeşehir'deki villasında dün incelemelerde bulundu. Kamera kayıtlarında Münevver'in olay günü villaya girdiği anın görüntülerinin olmaması üzerine çevrede keşif yapan Savcı Faruk Erşen ile dedektifler villanın arka bölümünde bir kapı daha olduğunu fark etti.

KAMERAYA YAKALANMAMAK İÇİN...
Yapılan incelemelerin ardından, Münevver Karabulut'un, katil zanlısı sevgilisi Cem G. tarafından ön kapı yerine güvenlik kameralarının olmadığı arka kapıdan içeriye alındığı belirlendi. Bu şok gelişme, cinayetin önceden planlandığı iddialarını güçlendirdi. Daha önce Münevver Karabulut'un Cem G.'nin ailesiyle ilgili bilmemesi gereken bir sırrı öğrendiği ve bu nedenle öldürülmüş olabileceği de öne sürülmüştü.

İBİZA'DA TATLI HAYAT
Türkiye'yi sarsan Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili sır perdesini aralamaya çalışan polis, cinayetin bir numaralı zanlısı
Cem Garipoğlu'nun yeni görüntülerine ulaştı. İspanya'nın dünyaca ünlü tatil mekanı olan İbiza'da kaydedilen görüntülerde, Cem yabancı uyruklu kız arkadaşlarıyla gününü gün ediyor.

CİNAYETİN SENARYOSU KAMERADA

Show TV'de yayınlanan görüntülerde, oldukça ilginç bir ayrıntı da var. Kız arkadaşlarıyla tatil yapan Cem, bir arkadaşına yapılan şakayı kaydederken, "kafa kesmekten" bahsediliyor.
Milliyet

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Öldürecek kadar anneye olan öfke ne.?

9/6/2009 · Kategori: YASAM


Annesini öldüren 11 yaşındaki R.A.’nın 5 yıl teyzesiyle yaşadığı ve buna tepkili olduğu ileri sürüldü

Adana’da, SBS’ye girmesine izin vermediği gerekçesiyle annesi Songül A’yı (39) tabancayla başından vurarak öldüren ilköğretim öğrencisi R.A.’nın (11), beş yıl boyunca çocuğu olmayan teyzesinin yanında yaşadığı, küçük kızın bu duruma tepkili olduğu, bu arada psikolojik sorunlarının ortaya çıktığı kaydedildi. R.A’nın teyzesinin yanında daha rahat bir ortamda yetiştiği, ailesinin yanına dönünce de aynı şekilde davrandığı, erkek arkadaşıyla okul çevresinde el ele dolaştığı, bu nedenle de cübbeli-sarıklı olan ağabeyinin, erkek arkadaşının üzerine otomobil sürerek korkutmaya çalıştığı öne sürüldü.

Suçu ağabeyine atmaya çalıştı

Edinilen bilgiye göre R.A., önceki gün koruma altına alındığı SHÇEK’e bağlı çocuk yuvasında suçu ağabeyine atmaya çalıştı. Yuvada kalan çoğu öksüz çocukların, olayı öğrendikten sonra R.A’yı dışlayarak konuşmaması üzerine, daha önce annesini öldürdüğünü kabul eden küçük kız, yurt görevlilerine cinayeti ağabeyinin işlediğini söyledi.
Yurtta “suç ve suç mağduru bölümü”nde uzman ekiplerce bakıma alınan R.A’nın, görevlilerle fazla diyalog kurmadığı kaydedildi.
İfadesine başvurulan abla Alime A. (19) ise kardeşinin sürekli annesiyle tartıştığını doğruladı ve geçen hafta “annesini öldüreceğini” söylediğini öne sürdü.

Dedesi teyzesiyle evlenmiş

Çukurova Belediyesi’nde hemzemin geçit görevlisi olarak çalışan baba Ali A., babasıyla baldızının evlendiğini ve çocukları olmadığını, babası ölünce yalnız kalmaması için de R.’yi yaklaşık beş yıl baldızının yanına verdiklerini, ancak evlatlık vermediklerini söyledi.
Okul yetkilileri de her dönem takdir ve teşekkür alan R.A’nın bazı sorunları olduğunun gözlemlenmesi üzerine, Ali A.’ya üç kez çocuğunu psikologa götürmesini tavsiye ettiklerini, ancak götürülmediğini söyledi.
Milliyet

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

'Sıfır faizli kredi esnafa can suyu

18/8/2008 · Kategori: BANKALAR

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, imalatçı esnaf ve sanatkârları sıfır faizli kredi desteğinden yararlanmak üzere 20 Ağustos'tan itibaren açıkladıkları bankalara başvurmaya davet etti. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, imalatçı esnaf ve sanatkârlar, sıfır faizli, ilk 6 ayı ödemesiz 18 ay vadeli uygulama kapsamında 25 bin YTL'ye kadar kredi kullanabilecek. Kadın imalatçı esnaf ve sanatkârlara verilecek kredinin üst limiti ise 30 bin YTL olacak. Yaklaşık 5 bin esnaf ve sanatkâra 125 milyon YTL'lik kredi kullandırılacak. Merkez Bankası'nın gecelik borç verme faizinin yüzde 20,25 düzeyinde olduğu piyasa koşullarında sıfır faizli kredi kullanmak isteyen imalatçı esnaf ve sanatkâr, 20 Ağustos 2008 Çarşamba gününden itibaren Akbank, Türkiye Ekonomi Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, İş Bankası Vakıflar Bankası, Ziraat Bankası ve Yapı ve Kredi Bankası'na başvurabilecek. Sıfır faizli destek kapsamında 125 milyon YTL'lik kaynağın yüzde 25'i Güneydoğu ve Doğu Anadolu, yüzde 25'i diğer kalkınmada öncelikli yörelerde ve yüzde 50'si de normal ve gelişmiş yörelerdeki imalatçı esnaf ve sanatkâra kullandırılacak. Krediye, 13 ana ve 256 meslek kolunda yer alan imalatçı esnaf ve sanatkârlardan, makine ile imalat yapanlar, esnaf ve sanatkâr odalarına ait sicil belgesi, TESK Kapasite Raporu ile başvurabilecek. Krediden yararlanma koşulları ve yararlanabilecek imalatçı esnaf ve sanatkâr meslek kolları listesine www.sanayi.gov.tr ve www.kosgeb. gov.tr adreslerinden ulaşılabilecek. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bu desteğin KOSGEB eliyle esnaf ve sanatkâr kesimine sağladıkları ilk can suyu desteği olacağını, bunun ardından gerekli çalışmaları yaparak, bütün esnaf ve sanatkârın yararlanabileceği yeni destek paketlerini devreye sokacaklarını bildirdi. Çağlayan, "İmalatçı esnaf ve sanatkârları sıfır faizli can suyu desteğinden yararlanmak üzere 20 Ağustos'tan itibaren açıkladığımız bankalara başvurmaya davet ediyorum'' diye konuştu.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Memurların yüzde 80'i bankaya borçlu

18/8/2008 · Kategori: BANKALAR

Memurlar arasında yapılan anket çalışmasında Türkiye'nin gerçeği bir kez daha
ortaya çıktı. Anket sonucuna göre, memurların yüzde 80'i her ay bankalara 250
YTL ile bin YTL arasında değişen oranlarda kredi taksiti ödüyor.

Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu'nun (Hak-Sen) bin kamu
çalışanı ile yapılan anket çalışmasında memurların yüzde 80'inin aylık banka
kredi taksiti ödediği belirlendi. Memurların yüzde 20'sinin banka kredisi
kullanmadığı tespit edilirken, yüzde 23'ü 1 YTL ile 250 YTL arasında, yüzde
34'ü 250 YTL ile 500 YTL arasında, yüzde 18'i 500 YTL ile bin YTL arasında,
yüzde 5'i de bin YTL'nin üzerinde aylık banka kredisi taksiti ödüyor.

Ayrıca, memurların büyük çoğunluğu, hükümetle sendikaların yapacağı toplu
görüşmelerde sendikaların birlikte hareket ederek, ücret adaletsizliğinin
giderilmesini istedi. Hükümetle memur konfederasyonları arasında yapılan toplu görüşmelerde kamu çalışanların yüzde 24'ü yine hükümetin dediğinin olacağını,
yüzde 29'u tüm sendikaların iş birliği yapması gerektiğini, yüzde 29'u ücret
adaletsizliğinin giderilmesi gerektiğini, yüzde 12'si toplu sözleşme yapılması gerektiğini söylerken, yüzde 6'sı ise herhangi bir fikri olmadığını ifade etti.

Memurlar, devletin sendika üyesi memura ödediği 5 YTL ile sendikalara kaynak
aktarıldığını ve sendikaların bağımsızlığının zedelediğini düşünüyor. Memurun
yüzde 37'si memur sendikalarına dolaylı yoldan kaynak aktarıldığını, yüzde 26'sı
sendika üyeliğinin teşvik edildiğini, yüzde 27'si sendikaların bağımsızlığının zedelendiğini ifade ederken, yüzde 10'u ise bir fikri olmadığını kaydetti.

(ANKA)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Bankalarda yönetici sayısı artıyor

18/8/2008 · Kategori: BANKALAR

BANKALAR arasındaki rekabet toplam aktifler,
krediler, mevduat hacmi, kredi kartları, şube ve
personel sayıları gibi bankacılık alanlarının yanı
 sıra üst yönetim kadrolarının sayısına da yansıdı.


Geçmiş yıllarda tek haneli rakamlarla ifade edilen bankalardaki
üst yönetim kadroları günümüzde birçok bankada çift haneli
sayılara ulaştı. 2008 itibariyle genel müdür yardımcısı (GMY)
 sayısında en büyük artış Oyakbank’ı satın alan Hollanda merkezli
ING Group’un bankası ING Bank’ta gerçekleşti. Akbank,Yapı Kredi,
 Garanti, Finansbank, Fortis Türkiye GMY sayısının en yüksek
olduğu bankalar arasında bulunuyor. ING Bank 2’si uluslararası
gruptan olmak üzere 2008’de toplam 11 yeni genel müdür yardımcısı
kadrosu tahsis ederek bu kadrolara atamalar yaparken, ING Bank,
sayısı 19’a ulaşan genel müdür yardımcısı ile Türkiye’de bankacılık
sektörünün en fazla üyesi olan üst yönetim kadrosunu oluşturmuş oldu.
 ING Bank’tan konuyla ilgili verilen bilgide, 2007’de bu sayının 11
olduğu ve 2008’le birlikte bankanın büyüme hedefleri doğrultusunda,
GMY sayısında da artışın olduğu kaydedildi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Kredi kartı ücretinde tüketiciye müjde

18/8/2008 · Kategori: BANKALAR

Kredi kartlarından yıllık alınan "kart ücreti" karmaşası devam
ederken, bir vatandaşın Zonguldak Tüketici Mahkemesinde
 açmış olduğu davanın aleyhine sonuçlanması üzerine Yargıtay
13. Hukuk Dairesinin mahkemenin kararını tüketici lehine
 bozması, kart ücretinden mustarip vatandaşları umutlandırdı.


Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin Zonguldak Tüketici Mahkemesinin tüketici
 aleyhine verdiği kararı bozmasında, kart ücretiyle ilgili düzenlemenin 12
 punto koyu siyah harflerle yazılmamasıyla, yıllık ücret konusunun ayrıca
tüketiciyle banka arasında müzakere edilerek üzerinde uzlaşma
sağlanamamış olması rol oynadı.

12 punto zorunluluğu

Yetkililer, 2003 tarihinde kredi kartlarıyla ilgili yapılan düzenlemeyle
2006 yılında çıkarılan Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasası’nda kart
 ücretiyle ilgili düzenlemelerin 12 punto koyu siyah harflerle yazılması
 gerektiği hükmünü içerdiğini belirterek, Yargıtay’ın aldığı kararda
özellikle kredi kartı ücretiyle ilgili düzenlemenin 12 punto koyu siyah
 harflerle yazılmamış olmasına vurgu yapmış olmasının, şikayete konu
olan ücretle ilgili anlaşmanın 2003 yılından önce yapıldığını gösterdiğini
kaydettiler. Bakanlık yetkilileri, bu yüzden Yargıtay Genel Kurulundan
çıkacak son kararın tüketici lehine olması halinde bankaların çok eski
tarihli sözleşme imzaladıkları tüketicilerin de yıllık kredi kartı ücreti
ödemekten kurtulacağını kaydetti. Yargıtayın almış olduğu karara
Zonguldak Tüketici Mahkemesinin uyması halinde kararın tüketici
lehine kesinlik kazanmış olacağını belirten yetkililer, Mahkeme’nin
kararında direnmesi halinde konunun Yargıtay Genel Kurulunda ele
alınacağını bildirdi. Yetkililer, çıkacak kararın artık kesin olacağını ve
başka itiraz edilecek bir üst makam bulunmadığına işaret ederek, kararın,
 tüketici lehine çıkması halinde ise tüketicilerin bundan sonraki kredi
kartı ücretlerine itirazlarında emsal oluşturarak bağlayıcı olacağına dikkat
 çekti.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

KEDİ RESİMLERİ 1

6/8/2008 · Kategori: HAYVANLAR

kedi 7 kedi 6 kedilerin_dostlugu kedi 2 kedi 1
kedi 10 kedi 9 kedi 8 kedi 7 kedi 3
kedi 17 kedi 8 kedi 14 kedi 12 kedi 11
kedi21 kedi 20 kedi 19 kedi 18 kedi 13
Resmi büyütmek için üzerlerine tıklayınız

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Google

« Önceki ::